Yalnız değilsin. Eş arayışındaki yalnız insanlar ve ilişkilerinde stres yaşayan çiftler sık sık kimsenin onları sevmediği, sevilesi biri olmadıkları, onlarda bir sorun olduğu duygusuna kapılırlar, ki ben de zaman zaman böyle hissederim. Elbette bu doğru değil. Değiştiremeyeceğimiz temel bir sorunumuz yok aslında. Narsizm içeren öz-sevgi anlayışının ya da kendi kendimize bütün ve tamam olmamız gerektiğini, kimsenin bizi sevmesine ihtiyacımız olmadığını söyleyen yeni çağ düşüncelerinin taraftarı sayılmam. Öte yandan, bu fikirlerde gerçeklik payı yok değil; özellikle insanların bizi sevmesine izin vermiyorsak veya sağlıklı öz sevgi, öz güven ve öz kabul eksikliğimiz, başkalarının bizde bir muhtaçlık olduğunu hissetmelerine yol açıyorsa. Sonuçta hayatlarımız sevgiden yoksun, yavan ve boş bir hâl alabilir. Bu yüzden kendimizi kaybolmuş ve yalnız, küçük ve önemsiz, hayatın içinde gelişmek konusunda başarısız olmuş gibi hissederiz ve diğerlerinin gelip bizi kurtarmasını ve sevmesini bekleriz. Bu örüntüyü değiştirmek ve sağlıklı romantik aşk ilişkisi kurmak için kendimizi derinden ve koşulsuz sevmeyi öğrenebiliriz, pek de hoşumuza gitmeyen yönlerimizle birlikte. Ruhumuzun ihtiyaçlarını anlamak, onu beslememize yardımcı olacaktır, böylece yeteneklerimizi işleyerek ilerleyebilir, kendimizi geliştirebilir ve tam potansiyelimizi gerçekleştirebiliriz. Kısa süre içinde evrensel sevginin bir ürünü olduğumuzu anlayacak, kendimize ve hayata karşı duyduğumuz sevgiyi paylaşarak karşılığında sevgi görebileceğiz. Bu değişimi gerçekleştirmezsek diğerlerinin bizim varlığımızı kabul etmesi ve bizi sevmesi güçlük olmaya devam edecektir.

Bu durum sizin için de geçerliyse lütfen benimle iletişime geçin, size bu problemin üstesinde gelmenizi sağlayacak daha detaylı bir belge göndereyim.

Blog sayfasına geri dön

Translate »